ESKİŞEHİR

TATLI BİR KAÇAMAK - ESKİŞEHİR VE TARİH

Tatlı bir kaçamak: Eskişehir

perEskişehir, uzun zamandır merak ettiğim yerlerden biriydi. Herkes o kadar ballandıra ballandıra anlattı ki, görmek şart oldu. Kısa, sıkıntısız ve trafiksiz bir yolculuktan sonra Eskişehir’e çabucak varılabileceğini bilseydim bu planı çok daha önce yapardım. Eskişehir’e girdiğim andan itibaren garip bir şekilde bu şehrin beni sarıp sarmaladığını düşündüm.

Küçük bir şehir olduğundan her yeri rahatça gezebileceğimi ve görülecek her şeyi bir çırpıda görebileceğimi düşünüyordum. Ama hesaba katmadığım bir şey varmış. Eskişehir, küçük olmasına rağmen her köşesinde bir güzellik barındıran bir şehir ve gördükçe göresi geliyor insanın. Ayrıca kendine has mutfak kültürü olan, birçok güzel lokantaya ve cafeye sahip bir şehir.

Fotoğraflarından gördğüm kadarıyla bir Avrupa şehrini andıran güzel Eskişehir’i keşfetmeye merkezde bulunan canlı alanlardan başladım. Adalar denen ve genellikle gençlerin ve öğrencilerin yoğun olarak zaman geçirdiği Porsuk çayının etrafını gezdim önce. Küçük hediyelik eşya dükkanları, kitapçılar, çeşit çeşit cafe bu bölgede çok fazla. Gençlerin neden buraya bayıldığını anlamak zor değil. Ayrıca Porsuk üzerinde yapılan bot gezileri de şahane, ben de hemen bir iki tur attım tabii.

Eskişehir ve Tarih

bigİlk gün daha çok keyif almak için gezmiştim ama ikinci gün etraftaki tarihi ve kültürel mekanlara ayırdım. Tabii ki yine en çok duyduğum ve muhakkak görülmesi gereken yerler listemde ilk sıralarda yer alan Odunpazarı ile başladım. Evler gerçekten müthiş ve kesinlikle görülmeye değer. Ayrıca bu kadar güzel korunmuş olması da çok gurur verici.

Evlere dışardan bakarken benim gibi içini merak ederseniz de çözümü çok kolay. Odunpazarı semtinde çok güzel iki tane müze var. Bu müzeler, hem çok ilginç ve hoş şeylerle dolu hem de bu güzel evlerin içini de gezebilmek açısından çok mantıklı. Ayrıca bu bölgede yine bu evlerin aslına uygun olarak restore edilmesiyle oluşturulan bir otel de mevcut. Gelelim müzelere. Müzeler de yine Eskişehir’in kendisi gibi inanılmaz eğlenceliydi. Balmumu Müzesi, herkesin yüzünde kocaman bir tebessümle gezdiği nadide bir müze. Cam sanatları müzesi, her ne kadar aman da elim bir şeye değerse yandım telaşıyla gezilen bir alan da olsa görsel olarak müthiş.